Top ↑ | Archive | Sor bakalım... | Gönder | ..Ka Kimdir? | FaceBook | Twitter

Ka Kızıl | Facebook

Bugünkü İzmir Barış yürüyüşü’ne dair… 1) 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle Basmane Meydanı’ndan Gündoğdu Meydanı’na yapılan yürüyüşünde geçen seneye nazaran katılım düşüktü. Ayrıca bu sene Konak Meydanı yerine Gündoğdu Meydanı’na doğru yüründü. Bu muhtemelen mecburi sebeplerden (valilik, izin…vs.) kaynaklanıyor; lakin git gide ‘legal’ alanlara sıkıştırılmak yürüyüşleri amacından uzaklaştırıyor sanırım. Valilik binasının Konak’ta olması sembolik yönden anlamlı, Gündoğdu’nun anlamı ne, çözemedim ben henüz! 2) KESK, DİSK, İHD, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları alandaydı. En çok aklımda kalan pankart ‘Barıştan yanayız, savaşa da hazırız!’ pankartı idi… En sıcak olanı ise LGBTİ bireylerin kortejinde taşıdıkları ‘Aşk yoksa barış yoktur!’ pankartı oldu… 3) Benim için en anlamlı an ise Şengal’le ilgili barış sloganları atılırken bir barış annesinin gözlerinden yaşlar akmasıydı. Acıyı en iyi hissedenler, acıyı en çok yaşayanlardır… Barışı en çok isteyenlerin savaşı en çok yaşayanların olması gibi… 4) Bu arada Barış Anneleri, yani kadınlar en öndeydi kortejde. Bu tür zamanlardaki ‘en öndelik’ durumunun toplumsal yaşamın tüm aşamalarına yayılması dileğiyle… Yani; evde çayı biraz da siz demleyin ‘errrrrkekler!’ Dipnot: Çay imgesel anlamda kullanılmıştır… :) 5) Bazı kimselerin sembol, flama, söylem, renk fobileri hala güncelliğini koruyor. Kendi söylem, renk, flama veya sembolleriyle o güne iştirak etmemiş kişilerin, dışarıdan, polisin de desteğini arkasına alarak kitleye yönelik tacizlerinin savunulacak herhangi bir yönü olamaz. Bu kişilerin içlerine savaş kaçmış. Gezi’den de bir şey öğrenemedilerse eğer, bu saatten sonra o kitleden umudu kesmek gerekir. Neyse ki çok fazla değiller! O yüzden umudu, gönül rahatlığı ile kesebiliriz… Zarar gelmez! 6) Daha önce basın açıklaması kültürü ile ilgili bir yazı yazmıştım. Ne yazık ki bugün o yazıda yazdığım olumsuzlukları tekrar yaşadık. Duygusuz, ruhsuz, sıkıcı bir basın açıklaması dinledik. Basın açıklamasının tek anlamlı yanı Türkçe ve Kürtçe yapılmasıydı. O kadar… Ayrıca, ufak bir gerginlik de yaşandı 5. madde ile ilgili. Ancak solduyulu kimselerin araya girmesiyle büyümeden son buldu. İHD’li insan hakları savunucuları kitle dağılana kadar alanda kaldılar. Hatta sözkonusu yerde uzun süre güvenlik çemberi oluşturdular. Gerginliğin büyümemesinin en önemli nedenlerinden biri de İHD’nin müdahale etmesidir kanımca… Benim aklımda kalanlar bunlar oldu… Dayanışmayla… Sevgiler;    


Ka Kızıl

Ka Kızıl | Facebook

Barış yürüyüşü Gündoğdu Meydanı’nda yapılan açıklamalarla bitti…:Bugüne dair 2 not… 1) Basmane’deki toplanma esnasında bir çevik kuvvet polisi gaz bombası tüfeğini kontrol eden diğer bir polise şunu dedi: “Abi bugün ben de sıkayım ya bi kaç tane. Teorik bilgim var da pratiğim sıkıntılı!” 2) Bir kadın sivil polis beni çekmeye başladı. Ben de yanına gitmek istedim. O esnada bir başka polis araya girip “Hayırdır!” diye sordu. “Neden beni çektiğini soracağım!” dedim. “Görevini yapıyor!” dedi. O sırada kadın polis geldi; “Ya ben seni çekmiyorum. Hep önüme denk geliyorsun.” dedi gülümseyerek. “Yav” dedim “karar verin görevinizi mi yapıyorsunuz; önünüze mi geçiyorum! Hem yetmedi mi çektiğiniz fotoğraflar; albüm yaptınız resmen!” dedim.    


Ka Kızıl

Ka Kızıl | Facebook

Hadi öp de barışalım… ”1 Eylül Dünya Barış Günü”    


Ka Kızıl

Ka Kızıl | Facebook

Son başbakan ve cumhurbaşkanı indirilmeden… Son adalet binası yıkılmadan… Karakolların, kalekolların, barajların, HES’lerin, ceza ve ıslahevlerinin köküne dinamit koyup yerle yeksan etmeden… - Anlayacak tüm karaşınlar, beyaz adamla barış yapılamayacağını!    


Ka Kızıl

Birleşen her şey ayrılır sevgili… | 1

Demem o ki, bizatihi kâinatın kendisiydik!
Kâinat biz idi, biz kâinattan teşekkül!
- Unutma! Birleşen her şey ayrılır sevgili…

Ka Kızıl | Facebook

'10 MADDE İLE SNOWDEN BELGELERİNDEKİ TÜRKİYE!' ya da 'ÜLKE ÜLKE DEĞİL, RESMEN KEVGİR!' - Amerikan Ulusak Güvenlik Ajansı NSA tarafından hazırlanıp Snowden tarafından sızdırılan belgelerin Türkiye ile ilgili kısımları Alman Der Spiegel dergisinde yayınlandı… Uzun bir metin. Burda 10 madde ile özetlemeye çalışacağım: 1) Belgelere göre Amerikalı bir yetkilinin Türkiye için kullandığı cümle şu: ”İkiyüzlü ortaklık! Türkiye hem NS için hem ortak, hem hedef!” 2) Türkiye, Venezüela ve Küba'dan bile daha fazla izlenmiş. 3) İzleyen sadece Amerika değil; İngiliz ve Alman istihbaratı da Türkiye'yi yakın takibe alanlardan. 4) PKK konusunda çok derin bir ortaklık kurulmuş Amerika ile. Öyle ki PKK liderlerine dair bilgiler anlık olarak iletilmiş Türkiye'ye. Bu bilgilerle 2005 sonrası onlarca askeri operasyon düzenlenmiş, PKK para trafiği incelenmiş, Avrupa'daki liderlerinin bilgisayarlarına kadar girilmiş…vs. 5) Türkiye, Ankara'da da bürosu da bulunan NSA'ye Rusya ve Gürcistan ile ilgili istihbarat bilgileri veriyor… 6) Amerika en çok AKP'nin 'liderlik niyetini' önemsemiş. Bu önem sırasında 2. sırada. Diğer önemsediği konular ise ordu ve altyapısı, dış politika amaçları, enerji güvenliği… PKK konusu ise Amerika'nın en az önemsediği konu başlıklarından biri… 7) Amerika kısa bir çalışmayla Türk liderlerinin bilgisayarlarına girip izlemeye almaya başlamış. Ayrıca ABD'deki diplomatlar ve BM'deki Türk misyonları da bu izlemelerden payını almış. Bu planın adı 'Türkiye'ye Yüklenme Planı' olarka belirlenmiş… 8) İngiliz İstihbaratı BOTAŞ, TPAO, Çalık Enerji Grubu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Enerji Bakanı Hilmi Güler'le birlikte 13 kişiyi daha yakın takibe alıp izlemiş… 9) Amerika'nın en çok dikkatini çeken isimlerden biri de MİT Müsteşarı Hakan Fidan… Hakan Fidan'ın İran bağlantıları ve Suriye'deki radikalleri desteklemesi Amerika'nın üzerinde özenle durduğu konulardan biri olmuş! 10) İngiliz İstihbaratı G-20 zirvesine gelen Ali Babacan, Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ı ve ekipteki bir çok kişiyi dinlemiş. Dinlemenin amacı ise Türkiye'nin G-20 zirvesindeki hedeflerini gözlemlemek ve G-20 ülkeleriyle işbirliğine yönelik tavırlarını öğrenmek… . Yani kısaca özetlemek gerekirse; ülke kevgire dönmüş resmen! . www.sadeceKa.com    


Ka Kızıl

Yapımı devam eden Konak Tüneli nedeniyle Damlacık Mahallesi’ndeki evlerinden zorla boşaltılan yaşlı bir çift…

Fotoğraf: Ka | Ağustos, 2014 
Damlacık Mahallesi - Konak/İZMİR
www.sadeceKa.com

Van’a bakarken… | 2014 kışı… Van Anadolu Konteyner Kenti’nde geçirdiğim zamanlardan… Özledim… Van’ı ve Van’a dair bir çok şeyi… #vananadolukonteynerkenti #vandirenişte #vanÜşüyor

Ka Kızıl | Facebook

Hayri arkadaşın son yazısı ALS ile ilgili. Yazıda bahsettiğine göre birkaç ay içerisinde kendisi de bir ALS hastası olan Stephen Hawking’in filmi vizyona girecekmiş. (Şuradan okuyabilirsiniz yazıyı: http://goo.gl/CxnbLE ) Ben de Hayri gibi bunun pek tesadüfi bir şey olduğunu düşünmüyorum… Bununla birlikte umarım ki bu sadece bir tesadüftür bu. Aksi taktirde milyonlarca insanın duygularının (eğlence amacı güdenlerden bahsetmiyorum!) sözde ‘farkındalık’ çalışması altında bir reklam aracı olarak kullanıldığı ihtimali…….rezilce ve çok aşağılık bir iş!    


Ka Kızıl